Savaşa Karşı, Sanatın Işığıyla

Bundan üç ay önce “Kış 2022” sezon programımızı duyururken, “Özgürlük, barış, adalet!” başlığını atmıştık buraya. Herkes için, hepimiz için bir dilek.

Doğrusu çok alâmetler belirmişti, fakat Rusya’nın 24 Şubat 2022’de Ukrayna’ya yönelik topyekûn bir işgal harekâtı başlatacağını bilmiyorduk, bilemezdik. Bir anda, coğrafyamızda ne yazık ki hiç bitmeyen bir gerçek olan sıcak savaş, bu kez kuzeyimizden, ateş altında şehirlerin, ateş altında insanların haberleriyle, görüntüleriyle girdi evlerimize. Putin rejimi, bu savaşı, her şeyden önce halkına “savaş” kelimesini yasaklayarak, toplumun sansürsüz haber alma imkânlarını tümüyle keserek ve kendi saldırganlığının bedelini, sadece şehirlerini yakıp yıktığı, insanlarını öldürdüğü Ukrayna’ya değil, dünyayla bağlarının kopmasına, yoksullaşmaya, dışlanmaya, baskıya, sansüre mahkûm ettiği Rusya halkına da ödeterek sürdürüyor. Putin’in umduğu zaferi kazanabileceği çok şüpheli. Bu işgalin, Türkiye’nin de parçası olduğu askerî ve siyasî yapıları bir anda yeniden “Soğuk Savaş” zihniyetine geri döndürmüş olması ise vahim. Ve tabii, yine çocuklar ölüyor, yine yuvalar bozuluyor, yine savaşın çıkmasında hiçbir dahli olmayan insanların hayatını karartıyor savaş. 

İlkbahar 2022 sezonumuza girerken, Ukrayna’daki ateşin bir an önce kesilmesini diliyoruz. Savaşın ve savaş suçlarının; işgalin ve göçün; yıkımın ve sürgünün sadece Ukrayna’da değil, ülkemizin, bölgemizin, dünyamızın birçok yerinde, dünümüzde ve bugünümüzde yaşanageldiğinin bilinciyle “özgürlük, barış, adalet” dileğimizi, ayrılmaz, bütünlüklü bir talep olarak yineliyoruz.

Bu sezon yine elimizden geldiğince zengin ve farklı bir program hazırlamaya çalıştık sizler için. Savaş üzerine, soykırım üzerine, haklarımız ve ihlaller üzerine birlikte düşünmemize yardımcı olacağını umduğumuz konuşma ve söyleşilerin yanı sıra, siyasi hafızamızı tazeleyecek belgesel film gösterimleri de planladık. Dijital imkânlarla dünyanın birçok şehrinden yazarları etkinliklerimize dahil etmeyi sürdürürken, bir yandan da burada, İstanbul Edebiyat Evi’nin binasında, ABD’den, Rusya’dan, Almanya’dan sanatçı, edebiyatçı, gazeteci ve yayıncı konuklarımız olacak bu sezon; bu buluşmalarla farklı perspektifleri tanımayı, gözlerimizi daha geniş bir ufka dikebilmeyi, seslerimizin çoğalmasını umuyoruz.

Ne yazık ki sıcak savaşın gölgesinde başlayan, yine de sinemayı, tiyatroyu, müziği, felsefeyi, çağdaş sanatı, tarihi, yayıncılığı ve elbette şiiri ve edebiyatı konuşacağımız, kutlayacağımız, yaratıcılığın ve yaratıcıların ışığından besleneceğimiz bir sezon bekliyor bizi. Yine hep birlikte.