20’ler başladı

“Caz Çağı” diye taçlandırılmış; olağanüstü bir iktisadî büyümeye tanıklık ederken koynunda faşizmi ve büyük buhranı da besleyip büyüten; bizim buralarda imparatorluğun çöküşüne noktayı koyup cumhuriyeti kuran ve resmî tarihin gizlediği gerçek hikâyesine bugün hâlâ kavuşamamış; Çorak Ülke’yi, Muhteşem Gatsby’yi, Ulysses’i, Kayıp Zamanın İzinde’yi, Mrs. Dalloway’i, Çalıkuşu’nu bize veren; ilk sesli filmlerin yapıldığı; Einstein’ın, Freud’un, Adorno’nun bir zihniyet devrimi başlattıkları 1920’leri hayal edin.

Bir asır öncesinin o muazzam onyılına nelerin sığdığını hatırlamak, 2020’lerde insanlığın katbekat hızlanmış nabzıyla nasıl bir yaratma ve yok etme potansiyeline sahip olduğunu kavramamıza yardımcı.

Ne yapacağız? Kapitalizmin gezegenin sonunu son sürat hazırladığı, toplama kamplarındaki vahşetin Çin’le ticaret sevdasına gölge düşüremediği bir dünyada; yoksulların intihar ettiği, kadınların şiddet gördüğü, cezaevleri gazetecilerle dolu bir ülkede yaşarken direnmenin ve değişmenin yollarını nasıl bulacağız? Daha iyi bir düzen özlemimiz sokakta, siyasette, sanatta sesine kavuşacak mı? Adımlarını duyduğumuz faşizm mi şahlanacak 2020’lerde, direniş mi galebe çalacak?

İstanbul Edebiyat Evi’nde, kötülüğün farkında ama iyiliğin de mümkün olduğunu bilerek giriyoruz yeni onyıla. Eşitliğe, özgürlüğe, barışa, gezegeni kurtarmaya hizmet eden her çabanın yanında olma sözüyle; yaratma ve yaşatma gücümüzü birlikte çoğaltmak dileğiyle.

 

Diller, Müzik, Deleuze ve Kadınlar

 

Yeni bir yıla, yeni bir onyıla girerken, Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi’nde altıncı sezonumuza başlamanın da heyecanı içindeyiz. Elinizde tuttuğunuz sezon programı Ocak-Şubat-Mart 2020 döneminde evimizde gerçekleştireceğimiz tam 123 buluşmayı kapsıyor. Bu etkinliklerin geniş bir yelpazede hem birbirini bütünlemesine hem de kendi içinde zengin bir çeşitlilik barındırmasına çalıştık.

Sezonun yeniliklerinden biri “Diyarın Dilleri” programımız: Yüzyıllardır bu diyarda konuşulan, bu diyardaki hayatı şekillendirmiş olan ve bilmememiz bir eksiklik, konuşmamız, okumamız, yazmamız ise, sadece bir zenginleşme vesilesi değil, aynı zamanda halkların kardeşliği yolunda güçlü bir adım olabilecek dilleri öğrenmeye başlıyoruz. İlk etapta Yunanca ve Kürtçeyi seçtik. Tecrübeli iki hocanın rehberliğinde başlangıç seviyesindeki derslerimiz 2020 İlkbahar sezonunda da devam edecek. Daha sonra programa sizlerin talepleriniz doğrultusunda yeni diller de ekleyeceğiz.

Bu sezonun bizi çok mutlu eden bir başka özelliği, evimizde kadınların sesinin belki de her zamankinden daha fazla işitilecek olması… Bilenler bilir; bizim Kıraathanemiz ağırlıklı olarak kadın aklının ve emeğinin ürünü bir yer, kurucu direktörümüz, iletişim direktörümüz, program koordinatörümüz ve idari koordinatörümüz kadın. Evimizin konukları arasında da kadınlar hep büyük bir ağırlığa sahip oldu. Ve şimdi bizi edebiyattan, akademiden, iş dünyasından, çağdaş sanat âleminden, tiyatro sahnesinden çok güçlü kadınların öncülüğünde, toplumsal eşitsizliği her yönüyle sorgulayacağımız bir sezon bekliyor.

“Felsefe Konuşmaları”nda da bir yenilik yaptık ve odağına Gilles Deleuze’ü alan bir seminer serisi planladık bu sezon için. 1995’te kaybettiğimiz Fransız filozofun düşüncesini, etkilendiklerini ve etkilediklerini dört ayrı konuşmada tartışacağız. Umuyoruz ki, onun da tavsiye ettiği üzere, “başkalarının düşlerinden sakınmanın” yollarını öğreneceğiz hep birlikte. 

Ve müzik… Nietzsche’nin deyişiyle, yokluğuyla hayatı bir hataya dönüştüren o muazzam zenginlik! Kıraathane’de hiç olmadığı kadar çok müzik konuşmaya, müzik dinlemeye hazır mısınız? Ludwig van Beethoven 250 yaşında bu yıl. Yakınlarda onun eşsiz müziğini, Beyrut’ta değişim talebini Neşeye Övgü’yle haykıran genç eylemcilerden de dinledik, Bonn’da Fidelio’yu Türkiye’deki tutsak siyasetçi ve yazarlar için bir özgürlük çağrısına dönüştüren seçkin operacılardan da. Bu sezon, Beethoven’la başlayacak müzik konuşmalarımız rebetiko ve cazla sürecek. Müzik dinleyeceğiz, müzisyenlerin hayatını ve eserlerini inceleyeceğiz, Lale Plak’ın geçmişini, Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi’nin geleceğini konuşacağız.

Hayatlarımızın birer hataya dönüşmesine izin vermeme kararlılığı ve 2020’nin iyilikler getirmesi ümidiyle!